Sabır, İslam ahlakında önemli bir yere sahip olan, zorluklar ve sıkıntılar karşısında metanetli ve dayanıklı olma hali olarak tanımlanır. Tevekkül ise, her türlü durumda Allah'a (c.c.) güvenmek, sebeplere başvurduktan sonra sonucu Allah'a bırakmak anlamına gelir. Kur'an-ı Kerim'de "Sabredenleri müjdele." (Bakara, 2/155) ve "Kim Allah’a tevekkül ederse, O ona yeter." (Talak, 65/3) ayetleriyle sabır ve tevekkülün önemi vurgulanmıştır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), hayatı boyunca birçok zorluk ve sıkıntıyla karşılaşmış, bu durumlarda daima sabır ve tevekkül örneği göstermiştir. O’nun yaşamı, Müslümanlara sabrın ve Allah’a olan güvenin en güzel örneklerini sunmaktadır.
Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) hayatı boyunca karşılaştığı zorlukları birkaç başlık altında inceleyebiliriz:
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), henüz doğmadan babası Abdullah'ı, altı yaşında annesi Âmine'yi, sekiz yaşında ise dedesi Abdulmuttalib'i kaybetti. Yetim ve öksüz büyümesi, O’nu zor koşullarda dahi sabırlı ve metanetli olmaya alıştırdı. Bu durum, O’nun yetimlere olan şefkat ve merhametinin de temelini oluşturdu.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), İslam'ı tebliğ etmek için gittiği Taif'te taşlanmış, hakaretlere maruz kalmıştı. Buna rağmen Taiflilere beddua etmemiş, onların hidayet bulması için dua etmiştir. "Allah'ım! Kavmimi bağışla, çünkü onlar bilmiyorlar." duası, O’nun sabrını ve şefkatini göstermektedir.
Mekke'de ilk Müslümanlar büyük zulümlere uğradı. Peygamberimiz (s.a.v.), sabırla hareket ederek ashabını da sabra ve metanete teşvik etti. "Sabır imanın yarısıdır." (Buhari) hadisi ile Müslümanlara sabırlı olmayı öğütledi.
Uhud Savaşı'nda Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) amcası Hz. Hamza şehit oldu. Peygamberimiz (s.a.v.), bu acıya rağmen metanetini korudu ve "Allah’a hamdolsun" diyerek sabır gösterdi. Şehitlerin arkasından asla aşırı bir üzüntü göstermedi, ümmetine de her zaman sabrı telkin etti.
Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) hayatındaki sabır ve tevekkül örnekleri, her Müslüman için bir rehber niteliğindedir:
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), sabır ve tevekkül konularında birçok hadis-i şerif buyurmuştur:
Bu hadisler, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) sabır ve tevekkül anlayışını en güzel şekilde yansıtmaktadır.
Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) hayatındaki sabır ve tevekkül örneklerinden ilham alarak, Müslümanlar günlük hayatlarında karşılaştıkları zorluklara karşı metanetli olmalıdır. Sıkıntılar karşısında "İnna lillahi ve inna ileyhi raciun" diyerek Allah’a sığınmalı ve her durumda O’na güvenmelidir.
Sabır ve tevekkül, sadece büyük musibetlerde değil, günlük hayatta yaşanan küçük sorunlarda da gösterilmelidir. Trafikte, iş hayatında, aile ilişkilerinde sabırlı olmak ve sonucu Allah’a bırakmak, manevi huzuru artıracaktır.
Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) sabır konusundaki en belirgin örneği nedir? Taif'te taşlanmasına rağmen sabırlı davranması ve Taifliler için dua etmesi, sabrının en büyük örneklerindendir.
Tevekkül nedir ve nasıl olmalıdır? Tevekkül, tüm sebeplere başvurduktan sonra sonucu Allah'a bırakmaktır. Kişi, elinden geleni yapmalı ve ardından "Allah’a tevekkül ettim" diyerek kalben huzur bulmalıdır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) sabrı nasıl tavsiye ederdi? "Sabır imanın yarısıdır." (Buhari) hadisiyle, imanın en önemli unsurlarından birinin sabır olduğunu belirtmiştir.
Sabır ve tevekkülün günlük hayattaki yeri nedir? Günlük hayatta karşılaşılan küçük ve büyük zorluklarda sabırlı olmak ve her durumda Allah’a güvenmek, manevi huzur ve sükunet sağlar.
Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) tevekkül anlayışını en iyi yansıtan olay hangisidir? Sevr Mağarası'nda "Korkma! Allah bizimledir." (Tevbe, 9/40) sözü, O’nun tevekkül anlayışını en güzel şekilde ortaya koymaktadır.