Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Mekke'de İslam'ı tebliğ ederken Müslümanlar büyük baskı ve zulümlere maruz kalmışlardır. Kureyşliler, Müslümanlara işkence yapmış, sosyal ve ekonomik ambargolar uygulamışlardır. Bu şartlar altında İslam'ı özgürce yaşamak ve yaymak zorlaşmıştı.
Medine'den gelen Evs ve Hazrec kabileleri, Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) biat ederek O'nu şehirlerine davet ettiler. Bu davet, Müslümanlar için yeni bir başlangıç olacaktı. Allah'ın (c.c.) izniyle hicret emri geldiğinde, Müslümanlar gruplar halinde Medine'ye göç etmeye başladılar.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), hicret yolculuğunda yanına Hz. Ebu Bekir'i almış ve gizlice yola çıkmıştır. Sevr Mağarası'nda üç gün saklanmışlar, Kureyşliler mağaranın önüne kadar gelmesine rağmen Allah'ın korumasıyla fark edilmemişlerdir.
Sevr Mağarası'nda geçen bu süreçte Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Hz. Ebu Bekir'e "Korkma! Allah bizimledir." (Tevbe, 9/40) diyerek tevekkül ve güven telkin etmiştir. Ardından Medine'ye doğru yola devam etmişler ve Kubâ köyüne ulaşmışlardır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Medine'ye varmadan önce Kubâ köyünde kısa bir süre konaklamış ve burada İslam'ın ilk mescidi olan Kubâ Mescidi'ni inşa etmiştir. "Allah'ın ilk günden takva üzerine kurulan mescidi, içinde namaz kılmana daha layıktır." (Tevbe, 9/108) ayeti bu mescidi işaret etmektedir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Kubâ Mescidi'ni bizzat kendi elleriyle yapmış ve bu süreçte sahabelerle birlikte çalışarak yardımlaşma ve dayanışmanın en güzel örneğini sergilemiştir.
Medine halkı, Peygamber Efendimiz'i (s.a.v.) coşkuyla karşılamış, çocuklar sokaklarda "Taleal bedru aleyna" ilahisiyle O’na sevgi gösterisinde bulunmuştur. Medine'de her aile O'nu evinde misafir etmek istemiştir. Ancak Peygamber Efendimiz (s.a.v.), devesinin çöktüğü yere yakın olan Hz. Ebu Eyyub el-Ensari'nin evine misafir olmuştur.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Medine'ye yerleştikten sonra ilk iş olarak Mescid-i Nebevi'yi inşa etti. Burası sadece ibadet edilen bir yer değil, aynı zamanda eğitim, sosyal etkinlikler ve yönetim faaliyetlerinin yürütüldüğü bir merkez haline geldi.
Medine'de Müslümanlar ile Yahudiler arasında barış ve güvenliği sağlamak amacıyla Medine Vesikası imzalandı. Bu anlaşma, farklı din ve kabilelerden oluşan Medine halkı arasında barış ve adaleti tesis etti.
Medine'ye hicret eden Müslümanlara "Muhacir", Medine'deki yerli Müslümanlara ise "Ensar" denmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), bu iki grup arasında kardeşlik bağları kurmuş ve onları birbirlerine destek olmaya teşvik etmiştir.
Ensar, mallarını ve evlerini Muhacirlerle paylaşmış, İslam tarihinde örnek bir dayanışma sergilemişlerdir. "Müminler ancak kardeştir." (Hucurat, 49/10) ayetiyle bu kardeşliğin manevi temeli belirlenmiştir.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Medine'de adaletli ve merhametli bir yönetim sergilemiştir. Herkesin haklarına riayet etmiş, hukuki meselelerde Kur'an ve sünneti esas almıştır. Yahudiler, Hristiyanlar ve diğer kabilelerle adalet çerçevesinde ilişkiler kurmuş, hiç kimseye zulmetmemiştir.
"İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır." (Buhari) hadisiyle ümmetine de faydalı olmayı öğütlemiştir.
Medine, İslam dünyasında bir model şehir olmuştur. Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) Medine'de kurduğu düzen, İslam medeniyetinin temellerini atmış, daha sonra kurulacak İslam devletleri için örnek teşkil etmiştir.
Medine, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) vefatına kadar İslam'ın merkezi olarak kalmış ve O’nun manevi mirası burada korunmuştur.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hicret ederken yanına kimi almıştır? Yanına Hz. Ebu Bekir'i almış ve birlikte Sevr Mağarası'nda üç gün gizlenmişlerdir.
Medine Vesikası'nın önemi nedir? Medine'deki farklı din ve kabileler arasında barış ve güvenliği sağlamış, İslam tarihinde ilk yazılı anayasa kabul edilmiştir.
Ensar ve Muhacir kardeşliği ne anlama gelir? Medineli Müslümanlar (Ensar), Mekke'den gelen Müslümanlara (Muhacir) kucak açmış ve tüm imkanlarını onlarla paylaşmışlardır.
Medine'de inşa edilen ilk mescidin adı nedir? Medine'ye yakın Kubâ köyünde inşa edilen Kubâ Mescidi, İslam'ın ilk mescididir.
Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) Medine'deki yönetim anlayışı nasıldı? Adaletli, merhametli ve herkese eşit davranan bir yönetim sergilemiş, hak ve adaleti esas almıştır.