İslam tarihinde mevlüt, özellikle Peygamber Efendimiz’in doğum günü olan Rebiülevvel ayının 12. gecesi anma merasimleriyle başlamıştır. İlk olarak Abbasi ve Eyyubi dönemlerinde Mevlid Kandili kutlamaları düzenlenmiş, daha sonra Osmanlı Devleti’nde de resmi bir gelenek haline gelmiştir.
Peygamberimizin doğumunu anmak için ilk mevlid törenleri, Abbasi Halifesi Muzafferüddin Gökbörü tarafından 12. yüzyılda düzenlenmiştir. Osmanlı Devleti ise Mevlid Kandili’ni resmî bir gün olarak kabul etmiş ve bu gece özel merasimlerle kutlanmıştır.
Osmanlılar, Mevlid-i Şerif okunmasını önemli bir gelenek haline getirmiştir. Süleyman Çelebi’nin yazdığı “Vesiletü’n-Necat” adlı eser, bu geleneğin temel taşlarından biri olmuştur. Bugün Türkiye’de ve birçok İslam coğrafyasında mevlütlerde bu eser okunmaktadır.
Mevlütler, Müslüman toplumlarda manevi birlikteliği güçlendiren, Allah’a yakınlaşmayı sağlayan ve Peygamber Efendimiz’i (s.a.v.) anmak için düzenlenen önemli ibadetlerdir.
Mevlütlerde salavat-ı şerife getirilerek Peygamber Efendimize olan sevgi ve bağlılık ifade edilir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), kendisine salavat getirenleri övmüş ve bunun büyük bir sevap olduğunu bildirmiştir.
“Kim bana bir salavat getirirse, Allah ona on salavat getirir.” (Müslim, Salat 70)
Mevlütlerde Kur’an okunur, dualar edilir ve manevi bir atmosfer oluşturulur. Bu toplantılar, Allah’ın rahmetinin indiği mübarek vakitler olarak kabul edilir.
“Bir topluluk Allah’ın evlerinden birinde toplanıp Allah’ın kitabını okursa, üzerlerine sekînet iner, rahmet onları kaplar, melekler onları kuşatır ve Allah onları kendi katında anar.” (Müslim, Zikir 38)
Mevlütlerde edilen duaların kabul olacağına inanılır. Çünkü toplu halde yapılan ibadetlerin, Allah katında daha makbul olduğu bildirilmiştir.
“Müminin mümine ettiği dua, reddedilmez.” (Tirmizi, Birr 50)
Mevlüt merasimleri, Müslümanların bir araya gelip birlik ve beraberlik içinde ibadet etmelerine vesile olur. Aynı zamanda ihtiyaç sahiplerine yemek ikramı yapılarak sadaka sevabı kazanılır.
Mevlüt, sadece Peygamber Efendimiz’in doğumunu anmak için değil, birçok farklı vesileyle de düzenlenebilir:
Bu günlerde düzenlenen mevlütler, Allah’a şükretmek, bereket dilemek ve manevi huzura erişmek için büyük önem taşır.
Bugün hala Müslüman toplumlarda büyük bir coşkuyla kutlanan mevlütler, hem bireysel hem de toplumsal açıdan önemli ibadetler arasındadır.
Mevlüt organizasyonlarını manevi açıdan daha anlamlı kılmak ve bu özel günleri kalıcı hale getirmek isteyenler, mevlüt hediyelikleri ve hatıralar hazırlayarak bu geleneği yaşatabilirler.
Mevlütler, İslam tarihinde derin köklere sahip olan ve Müslüman toplumların manevi birlikteliğini güçlendiren önemli ibadetlerdir. Peygamber Efendimiz’i (s.a.v.) anmak, ona salavat getirmek ve Kur’an tilavet etmek, bu mübarek günlerin en güzel özelliğidir.
Bu yüzden mevlütler, yalnızca bir gelenek değil, İslam’ın manevi atmosferini canlı tutan bir ibadet biçimi olarak değerlendirilmelidir.